Antalya’nın hikayesinin, başlıkta da yer alan “Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun” emrini askerlerine veren, Bergama Kralı II. Attalos ile başladığı kabul edilir. Antalya Tarihi de işte onunla başlar.

Antalya Tarihi

Antalya Tarihi Attalos ile Başlar

Antalya tarihi konusu açıldığında zamanda yolculuk yapmak zorunluluğu doğuyor. Çünkü Antalya, Bergama Kralı II. Attalos’un askerlerine verdiği emirden sonra her dönem yerleşim yeri olarak gözde noktalardan biri olmuş. Her gelen de, her dönemde bu topraklara izler bırakmış.

Antalya Tarihi

Attalos’un Yurdu

Milattan önce 159 – 138 yılları arasında yaşayan Bergama Kralı II. Attalos askerlerine tam olarak yukarıda da belirttiğimiz bu sözlerle mi seslendi bilinmez ama bu, Bergamalıların bugünkü Antalya coğrafyasında stratejik önemi olan bir liman şehri kurdukları gerçeğini değiştirmiyor.

Antalya Tarihi

Kurulan kent Kralın yani Attalos’un adına binaen Attalos’un yurdu anlamını taşıyan “Ataleia” olarak adlandırılıyor. Antalya’nın ismi sonraki dönemlerde eski Arap kaynaklarında Antaliye, Türk kaynaklarında Adalya olarak da anılıyor. Son dönemde yani 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ise Antalya olarak adlandırılmaya başlanıyor.

Anadolu’da Bilinen İlk Yerleşimlerden Biri Antalya’da

Antalya ve çevresini tarihlerken her ne kadar Attalos’u ansak da, Bergama Kralı’nın askerlerinden önce yerleşmek için ideal bulan başkaları da olmuş.

Antalya Tarihi

Antalya kent merkezinden 30 kilometre kadar uzakta yer alan Toros dağlarının Akdeniz’e bakan yamaçlarındaki Karain Mağarası bunlardan biri.

Karain Mağarası günümüzden yaklaşık 500 bin yıl önceye tarihleniyor. Bu da Eski Taş Çağı olarak bilinen dönemin ilk zamanlarına denk geliyor. Karain Mağarası’nda Homo Sapiens, Neandertal döneme ilişkin kemik kalıntıları da bulundu. Bunlar ve yine hayvan kemiklerinden yapılmış olan 350 bin yıl öncesine ait aletler, Anadolu’da ele geçen en erken dönem fosil ve kalıntılar olarak biliniyor.

Antalya Tarihi

Karain Mağarası dışında, Beldibi Mağarası, Bademağacı Höyüğü, Karataş ve Sema höyük kazılarında Eski Taş, Cilalı Taş, Erken Tunç devirleri ile yerleşik hayatın izlerine de ulaşılmış ve bölgede Eski Taş Çağı’ndan günümüze kadar uygarlığın kesintisiz olarak devam ettiği saptanmış.

Antalya Tarihi

Antalya ve çevresi, Anadolu’da büyük bir uygarlık kuran Hititlerin hüküm sürdüğü dönemde sessiz ve karanlık gibi görünse de, son dönemlerde Hititlerin belgelerinde yer alan bazı kelimelerin Antalya bölgesinde yer alan yerleşim ve hükümranlıklardan bahsettiği anlaşıldıkça gün ışığına çıkmaya devam ediyor.

Pamfilya, Likya ve Dahası

Antalya tarihi denildiğinde Pamfilya bölgesini anmadan geçmek imkansız gibi bir şey. Pamfilya hakkında günümüzde hala birçok konu karanlıkta olsa da, Antalya bölgesini anlatırken Pamfilya başrollerden birini hakediyor.

Kelime anlamı “Irkların Ülkesi” veya yine benzer anlamıyla “Tüm halklardan olan insanların yaşadığı memleket” olarak çevrilebilen Pamfilya’da bu isminden dolayı da pek çok kavmin bir arada yaşadığı düşünülüyor.

Sınırları hakkında kesin bilgiler hala tartışmalı olan Pamfilya bölgesinin bir bölümünün bugünkü Antalya şehrinin içerisinde yer aldığı kesin. Pamfilya’nın Aksu çayından Kilikya bölgesine uzandığı kabul ediliyor. Böylece doğusu Pamfilya olarak anılan Antalya’nın batı bölümü de Likya olarak biliniyor.

Antalya tarihi Romalıların sesleri duyulana kadar çok kısaca bir anlatımla işte bu kavimlerden bahsedilerek geçiyor. Biz her ne kadar Attalos’u başlangıç için kabul etsek de, onun gelmesine bir süre daha var.

Antalya Tarihi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here